Zekeriyaköy'de Bir Gün - Ormanada Dergisi 2011

 

Bebek’ten, bitmeyen zenginlikleriyle ruhumuzu keşfetmeye çağıran Zekeriyaköy’e çevirdik yönümüzü. Yanımızda rahatlatan enerjisiyle özellikle Yin Yoga üzerine uzmanlaşmış bir yoga hocası Berivan Aslan Sungur… Sabahın erken saatinde, ilk durağımız Zekeriyaköy’deki büyük bir at çiftliği.  Tüm canlılarıyla doğanın bütünlüğünü hissederek yürüyüş yapıyoruz ve Zekeriyaköy’ün oksijenini içimizde hissediyoruz. . Sırada ‘su’ ile buluşma var. Demirciköy’de dünya güzeli bir koyda, kumların üzerinde yin yoganın ruhunu keşfediyoruz. Yoga sonrası rahatlatıcı bir çay hazırlamak için, taze biberiye, ada çayı ve nane topluyoruz ve ‘toprak” ile buluşmamız için Ormanada’nın huzurlu bahçesinde yeşilin üzerindeyiz, Biberiye çayının kokusu eşliğinde Berivan’ın sıcak sesine kulak veriyoruz. Zekeriyaköy’de geçirdiğimiz unutulmaz günün ruhumuzu arındırıcı etkisi tüm hücrelerimizde... 

 

 

17 dakikada ‘hava’ ile buluşma

 

Toprak, su ve hava ile buluşmak için yol alıyoruz. İlk durağımız, Hacıosman’dan 15 dakikalık bir yolculuk ile ulaştığımız Zekeriyaköy’ün merkezi. Yoga öncesinde, 250 dönüm arazi içinde konumlanan Göçmen’s Ranch Binicilik Tesisleri’nde bir ‘farkındalık’ yürüyüşü yapacağız. Binicilik için ayrılan 110 atın yanı sıra, geyik, lama, devekuşu, flamingo  gibi birçok hayvanı barındıran hayvanat bahçesi ile Göçmen’s Ranch’te, tüm canlılarıyla doğanın bütünlüğünü hissederek atıyoruz adımlarımızı. Derin nefeslerle oksijene doyuruyoruz tüm hücrelerimizi.

 

Demirciköy’de ‘su’ya ayak basma

 

Bu kez Demirciköy’e doğru yol alıyoruz. Uzunya plajının sakin koyunda, kumsalda yürüyüş yapiyoruz. Tuzlu suyu ayaklarıyla buluşturuyor Berivan. Ardından Yin Yoga’nın felsefesini, uygulamalar ile anlatmaya başlıyor. 

Ufak bir not:Yaşınız, gücünüz, esneklik seviyeniz ne olursa olsun çok rahat uygulayabileceğiniz Yin Yoga, sırt üstü, yüz üstü ya da oturarak yerde yapılan çeşitli duruşlardan oluşuyor. Çok yavaş ve dinginlikle yapılan hareketlerde, genelde 3-5 dakika kalınıyor. Bu süreçteki sabır ve sessizlik, zihinsel dönüşümü de beraberinde getiriyor. Düzenli uygulandığında, vücuda müthiş bir esneklik getiriyor. Yin Yoga uygulaması özellikle eklemler, bel ve omurga sağlığı için çok faydalı.  

 

Ormanada’da ‘toprak’ üzerinde sohbet

 

Yoga seansının ardından Ormanada’da doğal ürünlerle hazırlanmış yiyecekler ve doğal naneli buz gibi limonatamız bizi karşılıyor.  

Ormanada’nın keyifli bir poyraz esintisiyle serinlemiş bahçesinde çıplak ayak çimlere basıyoruz. Berivan, yemek sonrası bize güzel bir rahatlama çayı sözü veriyor. Ormanada yolu üzerindeki bir seradan çay için topladığımız biberiye, ada çayı, nane ve limon dilimleri sıcak su ve organik balla birleşiyor. Her yudum çayda, sohbetimiz  koyulaşıyor…

 

Bu yıl İstanbul’da Yin Yoga yılı yaşandı. Bu ilgiyi neye bağlıyorsun?

 

Aslında İstanbul’da sadece Yin Yoga’ya değil, genel anlamda yogaya ilgi her gerçen gün biraz daha artıyor. Bu sene Paul ve Suzee Grilley’nin Cihangir Yoga’ya gelmesi ve benim  bu alanda Türkiye’de ilk defa 200 saatlik bir hocalık eğitimi yapmış olmam, belki bu sene Yin Yoga’nın biraz daha göz önünde olmasına sebep olmuş olabilir. Diğer yandan yaşamımızda çok fazla hız ve rekabet gibi ‘yang etkilere’ maruz kaldığımız için bir tür denge arayışının sonucu olarak da Yin Yoga özellikle ilgi görüyor olabilir. Yin Yoga, insanların hayatın koşturması içerisinde biraz olsun yavaşlamalarına, kendileri ile baş başa kalıp, bedenlerini, hislerini dinlemelerine, kendileri ile “bir bağ” kurmalarına yardımcı oluyor. Aynı zamanda enerji bedeni üzerinde derin bir çalışma; fiziksel, duygusal ve ruhsal anlamda terapötik ve dönüştürücü etkileri çok yoğun. Sanırım tüm bunlar insanlara iyi geliyor...

 

Yoga hakkında neyi yanlış biliyoruz? 

 

İnsanlar genelde yogayı ya tamamen hareketsiz kalınan bir çalışma ya da sadece hareketlerden –ki genelde zor hareketlerden- ibaret bir fiziksel çalışma zannediyorlar. Bana göre yoga bir yol; insanı kendine götüren bir yol.. Ve şemsiyesinin altında herkese yer var. Yoga yapmaya başlamak için esnek, fit olmaya, iyi bir konsantrasyon yetisine sahip olmaya vb. gerek yok. Düzenli yaptığınızda, zaten “yol” genelde tüm bunları size getiriyor; sağlığınız, yeme alışkanlıklarınız, bedeniniz dönüşüyor. Ve aslına bakarsanız, tüm bunlar sadece yan etkiler; asıl etki ruhunuzda oluyor. Hakikate dayanan bir uygulama ile yoga sizi kendinize yaklaştırıyor, sevme kapasitenizi arttırıyor. Bundan daha önemli ne olabilir?

 

Yoganın sağlığımız üzerindeki etkileri nelerdir? 

 

Yoga birçok rahatsızlığa iyi geliyor, doğru uygulandığı sürece sağlık üzerindeki faydaları saymakla bitmez. Eski yoga kitapları birçok pozun hangi sağlık sorununa iyi geldiğini ve hangi sağlık sorunları söz konusu ise uygulanmaması gerektiğini yazıyor. Günümüzde birçok doktor, fizyoterapist hastalarına yogayı öneriyor. Benim hem yogada öğrencilerim olan, hem de danışmanlık aldığım fizyoterapistler var; birlikte “yoga ve fizyoterapiyi birleştirerek neler yapabiliriz”i konuşuyoruz. Önemli olan doğru hoca ile sizin bedeninize uygun olan uygulamayı, her daim bedeninizin sınırlarını dinleyerek uyguluyor olmak. 

 

Moda sektöründe başarılı bir yöneticiydiniz. O dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Çalıştığım her kurum bana önemli hayat deneyimleri kazandırdı. Bu süreci, edindiğim hayat deneyimlerin yanı sıra bana eşimi tanıma fırsatı verdiği için de önemsiyorum. Ancak o dönemlerde, bir gün “5 sene sonra hayatımda nerede, ne yapmak istediğimi” kendi kendime sorduğumda verdiğim cevap moda sektöründe bir yönetici olmak değildi. Masterımı bitirdiğim ilk günden itibaren çalışmaya başlamıştım ve hiç ara vermemiştim, yoğun çalışıyordum. O gün, gerçekten hayatta ne yapmak istediğimi anlayabilmek için  bir süre “durmaya” karar verdim ve bunu çok geçmeden hayat geçirdim. Geçiş dönemi hiç de kolay olmadı. O sıralarda sadece kendi yogamı geliştirmek için bir yoga hocalık eğitimi yapmıştım. Daha sonrasında hayat hiç beklemediğim bir şekilde yoganın profesyonel anlamda da hayatıma girmesini sağladı. Açıkçası ruhsal öğretilere hep ilgim vardı ancak hiçbir zaman yoga hocası olmayı düşünmemiştim. 

 

 

Yoga yolculuğunda yanınızda kimler vardı? 

 

Bu yolda en büyük desteğim, bu yola ciddi anlamda girişimin başından beri hep yanımda olan eşim. Ben tüm hayat düzenimi, modelimi değiştirmeye karar vermiştim ve yepyeni bir alanda kendimi ciddi anlamda yetiştirmeye başlıyordum – ki hala bunu yapıyorum, bir ömür de devam edecek sanırım- Eşimin desteği tüm bu süreçte benim için çok kıymetliydi. Diğer yandan Cihangir Yoga’nın kurucuları Zeynep Aksoy ve David Cornwell bana çok destek oldular. Bu alanda birçok adımı atmam konusunda beni yüreklendiren hep onlardır. Ve tabii ki hocalarım Paul ve Suzee Grilley ile tanışmam benim için bu yolda bir milat oldu. Onlarla yaptığım çalışmalar yogaya bakış açımı, uygulamamı derinden dönüştürdü. Hala Paul ve Suzee ile çalışmaya devam ediyorum; çok yakında çakralar, meridyenler ve meditasyon odaklı uzun bir eğitimlerine gidiyorum.

 

Hayatınızda yoga dışında neler var?

 

Yoga derslerim dışında yapmaktan keyif aldığım, eğitimci yanımla çelişmeyen bir işim daha var. İTKİB’in kurmuş olduğu moda okuluna (İstanbul Moda Akademisi) danışmanlık yapıyor ve zaman zaman farklı konularda bu okulda eğitimler veriyorum. Ben ömür boyu öğrenci kalmayı, okumayı, araştırmayı ve yeri, zamanı geldiğinde de kendi “yolda bulduklarımı” öğretmeyi seviyorum... Onun dışında en çok evde eşim ve köpeğimiz Kaiser ile zaman geçirmeyi, birşeyler okumayı, yemek yapmayı, ev ve bitkiler ile ilgilenmeyi, yakın aile ve arkadaşlar ile olmayı seviyorum. 

 

Zekeriyaköy bölgesinde nerelerde olmayı seviyorsunuz?

Sakin zamanlarını kollayıp bazen Kaiser’i de alıp Burç Beach’e gidiyoruz, plaj sakinken çok güzel oluyor. Bugün Demirciköy’de yoga yaptığımız koyda yer alan  Uzunya da balık yemek için geldiğimiz mekanlardan.

 

Designed by Asu Somer and made with in Amsterdam by SeRiF